29 Nisan 2012 Pazar


sıkkın.
yapayalnız.
çöl gibi.
kaktüs.
bir nem parçası,
umursamaz siyah.
soğuk yatak ve
yağmurun yankısı.
milyonlarca torunları olan
yaşlı kardanadam ve 
olmayan boynundaki atkısı.
su gibi gül.
çiselesin dudakların geceye.
yolun ağlayan tarafında,
çiçekler ekilsin ölülerin toprağına.
ama su gibi gül.
ilham perisi kaçmış bir kent ozanı gibi,
neşesi kaçmış bir palyaço gibi

22 Nisan 2012 Pazar


yine,
ellerim ellerinde.
adı derinde,
tadı teninde saklı.
yumruğu yargı,
gözleri söz
gözleri köz eden.
taş olmayı öğrendi yüreğim,
mütemadiyen suyun dibinde,
şeffaf,saydam,yalnızlığın rengi.
dibi görünür şişenin,
en naif gecelerde,
bir pus örtüsü nitekim.
dudaklar,
ruj lekesi yerine cigarayı kavrar,
çarşaf çarşaf sarılırsın.
gömülür içine,
kimsesizliğin,
vurdumduymazlığın,
çakranın,
ölüm ciddiyetinin,
cevabı olmayan soruların içine gömülür.
"bu son kaybediş olsun" dedi bir bilen,
bilmiş bir tavırla.
ama haklıydı.
bu son olsun.

cihan veron.

4 Nisan 2012 Çarşamba